İçeriğe geç
Bilim ve Sanat Köşkü
Tüm yazılar
Veli rehberi5 dakika

Evde düzenli çalışma alışkanlığı nasıl kurulur?

Haftada bir ders, ders arasındaki altı günün nasıl geçtiğine göre işe yarar ya da yaramaz.

Piyano başında sırayla çalan üç çocuk

Müzik eğitiminde ilerlemeyi belirleyen şey ders saatinden çok ders aralarıdır. Haftada bir saat ders alan iki çocuktan biri iki yılda bir yere gelir, diğeri aynı yerde sayar. Fark evde geçen zamanda.

Süre değil, düzen

En sık yapılan hata, çalışmayı süreyle tanımlamak. "Günde yarım saat çalış" demek, çocuğun saate bakarak geçirdiği yarım saate yol açıyor.

Daha işe yarar olan, çalışmayı göreve bağlamak: şu iki satırı hatasız üç kez çal, bu bölümü yavaş tempoda çalış. Görev bittiğinde çalışma biter. On beş dakikada bitebilir, kırk dakika da sürebilir.

Her gün kısa, haftada bir uzun değil

Kas hafızası tekrarla kuruluyor ve tekrarın araları ne kadar kısa olursa o kadar iyi tutuyor. Günde 15 dakika, haftada bir 2 saatten belirgin biçimde daha etkili.

Pazar günü iki saat çalışan çocuk, cumartesi dersine kadar öğrendiğinin çoğunu unutmuş oluyor.

Velinin rolü

Velinin işi çalışmayı denetlemek değil, çalışmanın olacağı zamanı ve yeri korumak. Enstrüman ortak alanda ve açıkta dursun; her seferinde kutusundan çıkarılması gereken bir keman, çalınmayan bir keman olur.

Bir de şu var: çocuk çalışırken yanında oturup hataları düzeltmek çoğu zaman ters teper. Çalışma, hata yapılabilen bir alan olarak kalmalı.

Ne zaman çalışmalı?

Saatin kendisinden çok sabitliği önemli. Her gün aynı saatte tekrar eden bir çalışma, süresi kısa olsa bile alışkanlığa dönüşüyor; "vakit bulunca" yapılan çalışma dönüşmüyor.

Pratikte en iyi işleyen zaman dilimi okul çıkışından sonra, dinlenme molasının ardından oluyor. Yatmadan hemen önceki çalışma genellikle verimsiz: çocuk yorgun, dikkati dağınık ve çalışma bir yük olarak hatırlanıyor.

Hafta sonu telafi mantığı ise işlemiyor. Beş gün çalışmayıp cumartesi iki saat çalışmak, her gün yirmi dakikanın yerini tutmuyor — özellikle kas hafızası ve kulak gelişimi açısından.

Ebeveyn nerede durmalı?

En sık sorulan soru: yanında oturayım mı, yalnız mı bırakayım?

Küçük yaş grubunda (2-6) ebeveynin yanında olması gerekiyor; o yaşta çocuk tek başına çalışma yürütemiyor. Ama rolü öğretmenlik değil eşlik etmek — düzeltmek değil, birlikte olmak.

İlkokul çağından itibaren çocuğun yalnız çalışması hedefleniyor. Ebeveynin işi çalışmanın başladığından emin olmak ve bitince dinlemek. "Yanlış çaldın" demek, evdeki çalışmayı sınav havasına sokuyor ve çocuğu çalışmadan soğutuyor.

En işe yarayan cümle şu: "Bana bugün çalıştığını dinletir misin?" Değerlendirme değil, ilgi.

Çalışma nasıl bölünmeli?

Yirmi dakikalık bir çalışmayı baştan sona parça çalarak geçirmek, en az verimli yol.

İşe yarayan bölünme şöyle: birkaç dakika ısınma, sonra parçanın zorlanılan kısmı üzerinde yavaş tempoda çalışma, en son parçayı baştan sona çalma.

Çocuklar doğal olarak tersini yapıyor — sevdikleri, zaten çalabildikleri kısmı tekrar tekrar çalıyorlar. Zorlanılan iki ölçüye ayrılan beş dakika, parçayı baştan sona on kez çalmaktan hızlı sonuç veriyor.

Eğitmen her hafta ne çalışılacağını yazılı olarak veriyor. Çocuğun ne yapacağını bilmediği bir çalışma saati, çoğu zaman boşa geçiyor.

Çalışmayı takip etmek

Küçük bir çalışma takvimi, özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda işe yarıyor. Çalıştığı günü kendi işaretlemesi, alışkanlığı görünür kılıyor.

Ödül sistemi kurmak ise dikkatli kullanılması gereken bir araç. Kısa vadede işliyor ama çocuğun müzikle ilişkisini dış motivasyona bağlama riski taşıyor.

Bunun yerine ilgiyi ödül olarak kullanmak daha sağlıklı: çalıştığını dinlemek, ilerlediği yeri fark etmek ve söylemek.

Diğer Yazılar