Bilim ve Sanatı Buluşturan Üç Deha

                                                                                                                           “Bilim ve sanat, mantık ile hayalgücü arasında denge geliştirir.”

                                                                                                                                                                                                 Leonardo Da Vinci


 

Yaşadığımız yüzyılda pek çoğumuzun bir yanılgıya düştüğüne inanıyorum; bilim ve sanatın ayrı şeyler olarak düşünülmesi yanılgısına. Tarihe baktığımızda; birçok bilim adamının sanat, felsefe, matematik, geometri, anatomi ve diğer bilim dalları ile aynı anda ilgilendiklerini ve dünya tarihinde büyük buluşlara ön ayak olduklarını, olağandışı atılımlar gerçekleştirdiklerini görürüz.  Sizlerle birlikte, bilim ve sanatın tarihine kısa bir yolculuk yapmak ve üç büyük zihni birlikte anımsamak istiyorum: Leonardo da Vinci, Sir Frederick William Herschel ve Albert Einstein.

 

Yolculuğumuzun ilk durağına İstanbul’un fethinden bir yıl önce 1452’de doğmuş olan dahi sanatçı ve bilimadamı; ressam, yazar, matematikçi, anatomist, tasarımcı, mucit Leonardo Da Vinci ile başlayalım.

Dünyanın ilk sanat tarihi yazarı olarak bilinen Vasari, büyük dahi Da Vinci’nin hayatında ve yaşadığı dönemde müziğin çok önemli olduğunu vurgular; Milano kralının vekili olan Ludovico Sforza'nın hizmetinde çalışmak için mucit olarak başvurduğu işe, Leonardo da Vinci müzisyen olduğu için kabul edilir. Da Vinci'nin, o dönemin önemli toplantılarına flüt, lir ve ses sanatçısı olarak katıldığı bilinmektedir.


Müzik benim için ikincil önem taşımaktadır, resim yapmaya oranla. Müzik yaptığınız anda yok olmaktadır ama resim ilk andan itibaren oluşmaya devam etmektedir.”    
                                                                                                                                                                                                  Leonardo Da Vinci 


Da Vinci çok büyük bir ressam olarak  ‘Mona Lisa’, ‘ Son Akşam Yemeği’ gibi hepimizin bildiği resimleriyle tarihe geçmiş; ancak aynı zamanda müzisyen kimliği ile mucitliğini birleştirdiği mucizevi üretimler gerçekleştirmiş, icatlar yapmıştır. Viola organista, tasarımını yaptığı ancak fiziken yapıldığına ne yazık ki şahit olamadığı çok ilginç bir enstrüman olarak, da Vinci'nin müzisyenliğini, mucitliğini ve hayalciliğinin ürünü olmuştur. 
 
Tarihte yolculuğumuzda bir sonraki durağımızda karşımıza, dünyanın önde gelen bilim adamlarından olan besteciliği ise çok az tanınan 1738 Almanya doğumlu Sir Frederick William Herschel çıkmaktadır.

Herschel, Klasik Batı Müziğinin en önemli dönemlerinden biri olan Barok dönemin ve en önemlisi büyük besteci Johann Sebastian Bach’ın yaşamının son çeyreğinde ortaya çıkmış bir bestecidir. Askeri bandoda çalışan babası ile beraber bandoda müzik yapmıştır. 1759 yılında İngiltere’ye taşınarak orada da müzik öğretmenliğine ve müzik hayatına devam etmiştir. 1772 yılında kardeşi onun yanına gelerek şan eğitimine başlamasıyla beraber, kendine daha fazla zaman ayırabilen Bay Herschel, astronomiye olan ilgisini keşfetmiş ve bir teleskop sahibi olmuştur.

Evet şimdi Herschel’in dünyada ünlü olma sebebine gelelim ; 43 yaşında bir kuyrukluyıldız bulduğunu düşünen besteci/bilim adamı sonrasında gezegenlerin içinde yedinci olarak bilinen Uranüs gezegenini bulan kişi olarak tarihe geçmiştir.


Astronomik keşfimizden sonra şimdi de, 2 asır daha ileriye giderek, 20.yy’ın en büyük bilim adamlarından biri olan -belki de en büyüğü olan- Albert Einstein’ın sanat ile olan yolculuğuna çıkalım. Erken yaşlarda okul ile yaşadığı zorlukları atlatmaya çalışan, konuşmakta güçlük çeken büyük fizik adamı; annesinin yönlendirmesi ile müzikle çok erken yaşta tanışarak müziğin önemini kavramış, 6 yaşındayken keman derslerine başlamıştır.

Uzun yıllar, kemanın detay isteyen teknik aşamasının zorluğuyla boğuşan Einstein’ın dünyası Mozart’ın bir eserini çalmasıyla birlikte değişmiş ve tüm hayatı boyunca kemanını yanından ayırmamıştır. Fizik konferanslarının öncesinde her fırsatta, büyük bir keyifle konser vermeyi çok sevdiği, arkadaşlarının anılarında canlı kalmıştır.

 Son örneğimiz olan Einstein’ın keman performanslarını izleyebileceğiniz videoları ve ses kayıtları internette rahatlıkla bulunabilir.

Dr. Erman Türkili